6 Temmuz 2015 Pazartesi
Kulluk Orucu
Ramazan, ulvi duyguların zirve yaptığı, şeytanların zincirlere vurulup nefislerin de açlık zincirleri ile zincirlendiği bir ay.
Ramazan deyince kimimizin aklına ilk gelen “açlık” ve ardından da “iftar” oluyor. Kimimizin de “kulluk” ve “rıza-yı ilahi” aklına geliyor.
Evet bizler uzun zamandan beri zaten garip bir orucun içerisindeyiz. Ama bu açlık ve oruç, Ramazandaki açlık ve oruç gibi ulvî değil. Ama Cenab-ı Hak, her sene Ramazan ayında öyle mânevi bir atmosfere büründürüyor ki dünyayı, bu bozmamız gereken orucu bize hatırlatıyor. Hakiki orucun lisan-ı haliyle ihtar ediyor ve “Böyle, maneviyata aç kalınan bir orucu tutma! Senin orucun sadece ve sadece kulluk orucudur” diyor.
Evet, ömür boyu tutulan bir oruçtur kulluk orucu. Ramazan orucunda nasıl ki gün içinde yeme-içme yasaktır ve iftar vakti serbestiyet gelir, işte öyle de kulluk orucunda da yasak olanlar bir ömür yasaktır ve iftar vakti ecel vaktidir. Ama ne enteresandır ki, kulluk orucunda sana yasak olanların bir çoğu, bu orucun iftarı olan ecelden sonra iştahları kapatan ve asla arzulanmayan şeyler olacak. Kulluk orucunun farzları Allah’ın tüm farzları ve haramları da Allah’ın tüm haramlarıdır. Özetle Cenab-ı Hakk’ın haramlarından kaçınıp farzlarına sımsıkı sarılarak, sünnet-i seniyyeye ittiba ederek tutulan bir oruçtur. Yani hakiki bir kul olmaktır.
Biliyoruz ki Ramazan ayı bizleri maneviyata lisan-ı haliyle davet ediyor. “Aç kal” diyor.. “Acıkmak sadece yenen içenlere karşı değildir” diyor. Ve bazılarımızın bozduğu, bazılarımızın da istikrarsız olduğu kulluk orucuna tekrar adapte edip gaflet perdelerini aralatıp kulluk için yeniden bir sahura kaldırıp motive ediyor. Ramazan fırsatını iyi değerlendirenler bu motivasyonla belki de diğer ramazana kadar kulluk orucunu bozmuyor, istikrarını kaybetmiyor.
Kulluğumuza engel olmaya çalışan iki büyük dessas: Şeytan ve Nefis. Cenab-ı Hak, Ramazan ayında şeytanları zincire vuruyor, nefsi de açlıkla terbiye ediyor. Ayların sultanı olan Ramazan da bizlere şöyle sesleniyor sanki:
“Diril ey insan! Kalk ayağa! İstikrarsız kulluğuna bir çeki düzen ver. Cenab-ı Hakk’ın Rahmeti gazabını geçmiştir unutma! Sana merhamet ediyor ve beni sana gönderiyor. Tövbe et ve ayağa kalk! Bu 30 gün boyunca sana, ne şeytanın ne de nefsin ilişemeyecek, beni dinlersen ve gaflet perdelerini aralarsan, ben, bozduğun ve daha da tutamadığın veya tutmakta istikrarsız davrandığın kulluk orucunun yeni bir sahuru olabilirim.”
Ramazan ayı, kulluk orucumuza tekrardan devam etmek ve istikrarsızlığımıza bir son verip gaflet perdelerimizi yırtıp yeniden başlamak için külli bir sahur hükmündedir. Bu sahura uyanamayıp bütün bir seneyi manevîyata aç olarak geçirmemek için “Kulluk orucu” nun sahuru olan “Ramazan” a uyanıp kulluk bilincimize tekrardan varalım ve ruhumuzu maneviyatla tam doyuralım. Ve o en ulvi orucu , kulluk orucunu istikrarla tutalım. İşte bunun için Ramazan ayı çok büyük bir fırsat. Bu fırsatı hepimizin değerlendirebildiği bir ay olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.
Hayırlı Ramazanlar...
Yeni Asya - Akif Arslan (tıkla)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder